storm_by_julian_rassmannHızla yağan yağmurun ve karlı dağların o kesici buz soğuğunu köyün üzerine üfleyen rüzgarın hükmü sürüyor şu anda… Parke taşlarla döşeli sokaklarda hareket eden tek bir canlı bile görünmüyor. Herkes evinde ya da işinde… Sokakta olanlar da, ya bir saçak altına sığınmış ya da bir tanıdığın dükkanında , tahta bir tabureye ilişmiş, ikram edilen sıcacık çayı yudumluyor usul usul.

Bütün köy adeta terk edilmiş , kimsesiz ve yalnız . Doğanın öfkesi arttıkça daha bir sessizleşiyoruz bizler. Onun gücü karşısında uysallaşıyoruz; sinirinin geçmesini ve sokaklarımıza dönmeyi bekliyoruz sabırla…

Ağaçlar cesur… Onlar bizim gibi değil. Rüzgarla sağa sola eğilseler de, asla durdukları yerden bir adım öteye gitmiyorlar. Kafa tutuyorlar bu hoyratlığa. Kim bilir buna benzer ne rüzgarlar gördü şu heybetli çınar ? Kaç kere dalları kırıldı ama o yeni sürgünler verdi inadına? Kolay mı bunca yıllık bir çınar olmak?

Üzerimden hızla akan bulutların arasından, bir anda parlak bir gün ışığı kamaştırıyor gözlerimi. Daha sevinmeye fırsatım olmadan, kıskanç rüzgar tekrar avurtlarına doldurduğu ayazı üflüyor bulutlara doğru. Güneş yitip gidiyor… Yağmur yine pencereleri hırsla dövmeye başlıyor.

Sıcak ve güvenli bir dört duvarın arasından bile, tüm bunlar bana zaman zaman ürkütücü geldiğine göre , dışarıda kalan ve sığınacak bir yer bulamayan canlılar düşüyor birden aklıma. Yolda gelirken arabama neşeyle eşlik eden siyah beyaz renkli, kuyruğu çizgili  kuş şimdi nerede acaba? Belki bir kiremit altına sığındı ya da belki o cesur çınarın  koynunda. Umarım ordadır; çınar anaçtır, korur onu… Ya sürekli lokantaların karşısında gördüğüm şişman tekir? O da belki, kimseye fark ettirmeden dükkanlardan birisinin kuytusunda uyukluyordur şimdi; kim bilir?

Hızla yağan yağmurun ve karlı dağların o kesici buz soğuğunu köyün üzerine üfleyen rüzgarın hükmü sürüyor şu anda…  Hepimiz sessizce bekliyoruz…

 

Fotoğraf: www.deviantart.com