15612AIDS ile ilgili, belli başlı bilinmesi gerekenlerden, her türlü iletişim araçları sayesinde haberdar durumdayız.… Ben sadece, başka bir açıdan olayı ele alacağım. Medyatik olmayan, yaşamsal yönünden… Hiç AIDS olan bir hastanın ne gibi sıkıntılar yaşadığını düşündünüz mü?

Sağlık Bakanlığı’nın 2006 verilerine göre, 588 AIDS, 1666 taşıyıcı olmak üzere toplam 2254 kişi HIV virüsüyle tanışmış durumda. Antalya’daki AIDS vakaları yaklaşık 60 kişi.

Olaya bir hasta olanlar, bir de sağlıklı insanların penceresinden bakacağız şimdi….

AIDS olduğu tespit edilen kişiler, illerde Sağlık Müdürlükleri bünyesinde kurulmuş birimlerce kayıt ve kontrol altına alınır. Belirli periyodlarda kontrolleri yapılır. Hastalara ya da taşıyıcılara ve ailelerine gerekli eğitimler verilir. Sağlıkla ilgili sorunları çözülmeye çalışılır. Hastaların bilgileri büyük bir gizlilik içinde saklanır. Hasta hakları ve meslek etiği açısından, hastanın bilgileri paylaşılmaz. Eğer bir şekilde duyulur ise, neler mi olur?

Öncelikle hastanın işine son verilir… Durumun farkındaysa, eşi terk eder… Berberi artık saçını kesmek istemez… Diş hekimi dişini çekmeye çekinir. .Jinekoloğu tereddüttedir. Kendisi korunma yöntemlerini bilse bile, o kişiden sonra muayene olacak hastalarının bu durumu öğrenme ihtimali rahatsız eder. Komşuların kafası karışıktır. Bu liste böyle uzar gider… Hayatının bu kadar zorlaşacağını gören hasta ne yapar? Elbette ki durumunu saklar…

O zaman neler olur peki? Bundan yıllar önce, uzun süre gündemde kalan bir olay vardı. Belki hatırlarsınız. O yıllarda ben de Sağlık Müdürlüğü’nde çalışıyor olduğum için olayı yakından takip edebilmiştim. Antalya’da AIDS hastası bir adam ve nişanlısına her zamanki eğitimler verilmişti. Daha sonra adam birsüre ortalardan kaybolmuştu. Tekrar ortaya çıktığında ise evlenmişti. Ama başka bir kadınla!!!!Kadın, adamın durumundan habersizdi. Ona “ Benim ölümcül bir hastalığım var. Gene de benimle evlenir misin? “ demişti adam. Kadıncağız kendisi açısından da büyük bir tehlike içinde olduğunu nerden bilsin, kanser gibi bir şey sanıp kabul etmişti. Olay ortaya çıktığında ilk defa bir AIDS hastası hakkında “Adam öldürmeye kasten teşebbüs” suçundan hapis cezası verildi… Çok şükür ki kadında herhangi bir bulaşma sözkonusu olmamıştı…

Yine bir AIDS hastası, ameliyat edilmeyeceğinden korktuğu için durumunu gizlemiş, ameliyat sonrası durum ortaya çıktığında hastane altüst olmuştu!!! Diş çektirenler, enjeksiyon yaptıranlar, dövme yaptıranlar vs vs… Bu gibi olaylar giderek arttığı için, sağlık personeline verilen her eğitimde, başvuran her hastanın kan yoluyla bulaşabilen bir hastalık taşıyor olma olasılığının, asla göz ardı edilmemesi gerektiği her seferinde vurgulanır…

Peki sağlam insanların hakları ne olacak??? Durumu bilmedikleri için tehlike altında olan insanlar? Gene bunları da örneklemek istiyorum… Yurt dışından gelip , fuhuş yapan kadınlar polislerce yakalanır ve muayene için Sağlık Müdürlüğü’ndeki ilgili bölüme getirilir. Belsoğukluğu, Frengi, Hepatit B nin yanı sıra AIDS hastası ya da taşıyıcısı kadınlar da yakalanır. AIDS olduğu tespit edilince bu kadınlar sınır dışı edilirler… Ve pasaportlarında değişiklikler yapıp, hatta sahte pasaportlarla , tekrar ülkemize giriş yaparlar. Bir sonraki yakalanmalarına kadar korunmasız ilişkilerle hastalığı bulaştırmaya devam ederler… Bu şekilde yakalanan kadınlardan birisinin fotoğrafı, bir gazetenin yerel ekinde deşifre edilince, tesadüfen gazeteyi gören ve kadını hatırlayan bir sürü erkek, ELISA testi yaptırmak için sağlık kuruluşlarına başvurmuştur…

Bu olayla ilgili en içimi sızlatan olay ise bir aile ile ilgili. Adam evli ve karısı hamile…Adamın AIDS hastası olduğu ortaya çıkıyor. Turizmle ilgili bir alanda çalışıyor. Yaklaşık 250 civarı partneri olduğunu söylüyor –sadece- evli olduğu süreç içinde…Karısı da hasta çıkıyor yapılan tahlillerde… Doğan çocukları da hasta… Daha geride 3 çocuk daha var. Bir süre sonra kadın öldü… Kadının tek suçu vardı. Sadece ve sadece kocasıyla “korunmaya gerek duymadan” beraber olmak!!!

Bu, çok büyük haksızlık!!! Sizce de öyle değil mi???? İnsan kocasına da güvenemeyecekse , kime güvenecek?? Bu ve benzeri bir sürü öykü var, beni isyan ettiren…

1 Aralık Dünya AIDS gününde bunları paylaşmak istedim… Daha gerçek, yaşanmış ve yaşanmakta….

Karikatür: http:// www.aids.org.tr